Egzersiz bilindiği üzere planlı bir program dahilinde fiziksel durumumuzu geliştirmek veya sürdürmek adına yapılan vücut hareketleridir. Spor yaparken önceliğimiz daima sağlığımız olmalıdır. Sağlığımıza uygun olmayan bir spor programı bizi ilerletmekten çok geriletecektir. Tabi sağlık faktörünün yanında bonus olarak yağ kaybı ve kas kazanımıyla birlikte fit bir görüntü, günlük hayatın getirdiği stres ve yorgunluğun azalması ve bununla birlikte daha yüksek bir enerji, sedanter (hareketsiz) yaşam tarzı ve sabit şekilde uzun süre kalınmasından kaynaklı sırt ve boyun ağrılarının giderilmesi ve bunun gibi daha birçok unsur söz konusudur. Haftada 3 veya 4 gün yapacağınız egzersizlerle birlikte bu saymış olduğum kazanımlara kavuşabilirsiniz. Bir diğer önemli konu ise düzenli egzersiz yapan kişilerin sedanter bireylere oranla kardiyovasküler hastalıklara yakalanma riskleri daha azdır. Bunun yanı sıra bazı kanser türleri, diyabet ve obezite gibi birçok sağlık sorununun da önüne geçmektedir. Pozitif etkilerinin içinde yer alan özelliklerinden biri de spor esnasında salgılanan ve mutluluk hormonu olarakta bilinen endorfin ve serotonin hormonudur. Ayrıca endorfin hormonunun güçlü bir ağrı kesici özelliği bulunduğunu bilmekteyiz.

Yukarıda fit görünümünü, yağ kaybı ve kas kazanımı olarak özellikle belirtmemin sebebini detaylandırmak istiyorum. Halk arasında yağları kasa dönüştürmek diye yanlış bir bilgi dolaşmaktadır. Bu yanlış bilginin yayılma sebebini tam olarak bilmesem de kişinin tartıda göremediği değişimi aynada görmesinden kaynaklı olabileceğini düşünüyorum. Çünkü kişi sporla (ve en önemlisi beslenme düzeniyle) birlikte yağ yakmaya ve kas kütlesini arttırmaya başlar. Bunlar vücudumuzda gerçekleşen iki ayrı olaydır. Vücudumuz yağı enerji olarak kullanır. Son aldığımız karbonhidrattan başlayarak depodaki yağları enerjiye çevirmeye devam eder. Yani burada yağ yakma olayını gerçekleştiririz. Kas kazanımı ise sporla birlikte parçalanan ya da yaralanan kas fibrillerinin proteinle birlikte kendisini onarmasıdır. Bu onarımı yaparken kas fibrilleri çoğalır ve kas büyümesi gerçekleşir. Sonuç olarak yağlar enerjiye dönüşür, kaslar da proteinle kendini onarır. Yani vücuttaki yağın kasa dönüşmesi söz konusu değildir. Kasın ağırlığı yağdan daha fazladır ama yağa göre daha az yer kaplar. Bu nedenle tartıda kilomuzun değişmemesi ya da daha yüksek çıkmasına rağmen daha fit görünürüz. Tabi bu noktada antrenman yoğunluğu ve size uygun beslenme düzeninin de çok önemli olduğunun altını çizmek isterim.
Egzersizin yaşı, kilosu ve cinsiyeti yoktur. Sadece uyguladığınız programların size uygun olması gerekmektedir. Fitnessı sadece erkekler yapar ya da pilatesi sadece kadınlar yapar gibi basma kalıplardan kurtulup vücudumuzun neye ihtiyacı olduğuna odaklanmalıyız. Ancak bu şekilde istediğimiz vücuda kavuşur, sağlıklı ve mutlu olabiliriz. Kendinize özel program almak ve daha sağlıklı yaşamak için instagram profilimi ziyaret edebilirsiniz.